Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Atatürk'ün Doğa ve Çevre Anlayışı
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Çevre Sorunları Nelerdir?
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Çevre Kirliliğinin Sınıflandırılması
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Çevre Sorunlarının Başlıca Kaynakları
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Güncel Çevre Sorunlarının Bazıları
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği, Hava Kirliliğini Önlemek İçin Alınabilecek Önlemler
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği, Sera Etkisi ve Küresel Isınma
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği, Karbon Ayak İzi
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği, Ozon Kirliliği ve Ozon Tabakasındaki İncelme
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği, Ozon Tükenmesinin Yeryüzündeki Yaşama Etkisi
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Hava Kirliliği, Asit Yağmurları
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Su Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Toprak Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Gürültü Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Işık Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Besin Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Radyasyon Kirliliği
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Erozyon
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Orman Yangınları
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Dünyadaki Çevre İle İlgili Kuruluşlar ve Görevleri
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Atatürk'ün Doğa ve Çevre Anlayışı
Biyolojisitesi.net, Güncel Çevre Sorunları, Atatürk'ün Doğa ve Çevre Anlayışı, Atatürk Orman Çiftliği

Atatürk Orman Çiftliği

  Atatürk’ün doğayı, ağacı sevmesinin en belirgin örneklerinden birisi de kuşkusuz Atatürk Orman Çiftliği’dir. Atatürk, 1925 yılında kendi aylığından ödeyerek çiftliğin bugünkü yerini satın almıştır. O yıllarda bu topraklar, ortasından demiryolu geçen bataklık ve boş bir araziydi. O toprağa karşı zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu. Bugün, Ankaralılar için çiftlik bir dinlenme yeri haline gelmiş, Atatürk’ün önderliğinde dikilen ağaçlar büyümüş, gölgesinde insanlar dinlenir olmuştur. Ankara’yı Türkiye Cumhuriyetinin başkenti yapan ve bir bozkır kasabasında modern bir şehir kuran Atatürk, bu yönüyle de, günümüzdeki, şehircilik, çevre ve tabiat güzelliği kavramlarına, 1920’li yılların şartları içinde ışık tutan bir dehadır. Bu kavramların bilinmediği ve konu şulmadığı o yıllarda, şehircilik uzmanlarını getirterek, Cumhuriyetin başkenti Ankara’yı düzene sokan, ağaç diktiren, bulvarlar açtıran, Çiftliği kuran, sefaret bahçelerinde yeşilliğe imkan veren Atatürk, diğer yönleriyle olduğu gibi, bu yönüyle de her zaman örnek alınması gereken eşsiz büyük bir önderdir. Atatürk’ün kişiliğini oluşturan etkenler arasında bitki ve hayvan sevgisinin de önemli bir yeri bulunmaktadır. Atatürk, yaşamının son günlerinde de yeşillikler arasında olma özlemini duymuştur. Yeşilliği olduğu kadar barışı da seven Atatürk’ün Anıtkabiri’ne dünya uluslarının gönderdikleri fidanlarla meydana gelen Barış Parkı, ölümünden sonra da Ata’nın kişiliğiyle bütünleşmiştir.

Ali Fuat Cebesoy

Afet İnan

Nezihe Araz

Falih Rıfkı Atay

Muhsin Zekai Bayer

Yürüyen Köşk

                                                                  Dayısının çiftliğinde
Atatürk’ün doğa sevgisi, babası öldükten sonra annesi ve kardeşi ile beraber Selanik’in otuz kilometre yakınlarında Zübeyde Hanımın ağabeyi olan Hüseyin Ağa’nın çiftliğine yerleşmeleri ile başlamıştır. Burada, Atatürk çiftçilik işleri ile uğraşarak, yeşilliğe, toprağa ve doğaya ilgi duymuştur. O’nun bitki ve hayvan sevgisinin ilk belirtileri, bu çiftlik yaşamından kaynaklanmaktadır. Çünkü O, ilerki yaşamında çiftlikler kuracak, hayvan besleyecek ve ağaçlandırmaya büyük önem verecektir.

Atatürk’ün sınıf arkadaşlarından Ali Fuat Cebesoy, Atatürk’ün doğa sevgisini belirtirken bir anısını şöyle anlatır:


“Harp Akademisi’nin üçüncü sınıfına geçtiğimiz zaman Mustafa Kemal, Selanik’e sılaya gitmeden önce bizde misafir kaldı. O günlerin birinde Satılmış Çavuş’u da alarak Alemdağı’na uzandık. Arkadaşım samimi bir doğa aşığı idi. Ormanlık yerlerden çok hoşlanırdı. Öğleye doğru pınar başında mola verdik... Uzaklarda bir kasır vardı ve manzarası harikulade güzeldi. Adeta Mustafa Kemal’i büyüledi... Oradan ayrılırken Mustafa Kemal: ‘Fuat’ dedi, ‘İnsan yaşlandıktan sonra şehirlerin gürültülü hayatından uzaklaşmalı, böyle sakin ve ağaçlık bir yere çekilmelidir. Bak, şu karşıdaki köşk insanın ruhuna nasıl bir ferahlık veriyor.”

Afet İnan, Atatürk ve Çankaya’nın ilk Cumhurbaşkanlığı Köşkü için seçilmesini anlatırken şöyle diyor:

“Atatürk’ün Çankaya’yı seçmesinde etken, birkaç büyük karakavak ve söğüt ağaçlarının bulunması idi. Onların rüzgarlı günlerdeki hışırtısından daima zevk duyardı.”

        Afet İnan, Atatürk’ün doğa ve ağaç sevgisi ile ilgili olarak şöyle diyordu:
“1919 yılında Atatürk Ankara’yı pek az ağaçlı bulmuştu. O, eski adı Orman Çiftliği olan yerde, orman yetiştirmeyi kendisine ideal edinmişti. O’nun için her ağaç yeni, kıymetli birer varlıktı. Bunların yetiştiğini, büyüdüğünü görmek, bir idealin tahakkuk edişindeki zevki kendisine veriyordu. Gazi Orman Çiftliği, insanların irade ve çalışmalarıyla, tabiatı güzelleştirme ve verimli kılma kuvvetinin bir örneğidir.”

Nezihe Araz, Atatürk’ün ağaçlandırmaya verdiği önemle O’ndaki doğa sevgisini bir söyleşide şöyle dile getirmiştir:


“Çankaya köşkünden Meclis binasına giderken o günün Ankara’sında bir tek iğde ağacı vardır. Mustafa Kemal, her gün ağacın önünden geçerken arabayı yavaşlatıyor ve ağacı selamlıyor. Bir gün; ‘Bakın bu benim...’ derken, o ağacın yerinde olmadığını görüyor. Büyük bir telaşla otomobili durdurup iniyor. Buradaki işçilere; ‘Ne oldu buradaki ağaca’ diyor. ‘Efendim, yolu genişletmek için ağacı kestik’ cevabını alıyor. Arabasına dönen Mustafa Kemal ağlamaya başlıyor. Bunun başka yolu yok muydu? diye.”


Falih Rıfkı Atay


“Atatürk çiftlik dağlarının ormanlaşması için bizzat uğraştı.

Hemen her ağaçta hakkı vardır”

Muhsin Zekai Bayer, Atatürk’ün Yalova’yı ağaçlandırma çabalarını şöyle anlatır:

“Yalova kaplıcalarının yeşil cennet diyarı ve çam ormanları, Atamızın çabaları ile meydana gelmiştir... İlk iş olarak o zamanın ünlü bahçıvanlarından Pandeli Efendi’yi Boğaz içindeki çiçek bahçesinden alarak işin başına geçirtmiştir. Onun yakın ilgileriyledir ki, bu gün ‘Çam Burnu’ adı verilen ormanlık alan yaratılmıştır.”

Atatürk’ün doğa sevgisi ve çevrecilik anlayışını en güzel şekilde, “Yürüyen Köşk” örneğiyle daha iyi anlayabiliriz.

Atatürk bir gün Yalova’daki yazlık köşküne gider. Köşkün yanında bulunan ulu çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bahçıvanı görür ve derhal müdahale ederek, ağacın dallarını neden kestiğini sorar. Bahçıvanı, ağacın dallarının uzayıp, köşkün duvarına dayandığını ve köşke zarar vereceğini ve bu yüzden kesmek istediğini söylemesi üzerine Atatürk, herkesi şaşırtan ve hayrete düşüren bir emir verir. Buna göre, ağacın dalları kesilmeyecek bina kaydırılacaktır. Görev, İstanbul Belediyesi Fen İşleri Yollar - Köprüler Şubesine verilir. Köşkün temeline kadar toprak kazılarak, bina İstanbul’dan getirilen tramvay raylarının üzerine oturtulur ve raylar üzerinde kaydırılarak, çınar ağacından 4.80m. uzaklaştırılır. Kaydırılma işlemi 10 Ağustos 1930’da tamamlanır. 71 yıl önce gerçekleştirilen bu olay, Atatürk’ün çevre anlayışı ve doğa sevgisinin simgesi olarak tüm insanlığa güzel bir örnek teşkil eder.