Ana Sayfa
Üniteler
Atatürk Köşesi
Biyoloji Sözlüğü
Rehberlik
Proje
Yazılı Soruları
Deneme Sınavları
ÖSS Soruları
YGS Soruları
LYS Soruları
Üniversitelerimiz
Hakkımızda
Takvim
İletişim
Ziyaretçi Defteri
 
 
Ana Sayfa
Sitemize Hoş Geldiniz!


HAYVANLAR ÂLEMİNDEN HABERLER

YENi DENEME SINAVLARI...

YEŞİL HABER

SAĞLIK HABERLERİ

ÖNEMLİ LİNKLER

TUBİTAK KISA YOLLARI

2000-2009 ÖSS SORULARI

KONULARINA GÖRE ÇÖZÜMLÜ ÖSS SORULARI AYRICA ÜNİTE SONLARINDA DA YER ALMAKTADIR.


FIKRALAR...

  • AZ ÖNCE

  • DERE

  • YANLIŞ YAZMIŞLAR

  • HATIRLAYABİLSEM

  • KÖPRÜ

  • SANDAL 99

  • UĞURSUZ

  • BİR DAKİKA

  • MÜHENDİS

  • AFACANLAR



Cennetin kapısında görevli melek yeni gelen adama:

"Üzgünüm ama seni içeri alabilmem için bana hayattayken yaptığın iyi bir şeyi anlatmalısın."

Adam biraz düşündü:

"Bir grup serserinin yaşlı bir kadının çantasını almak istediklerini gördüm. Ben de kadını kurtarmak için yanlarına gittim. Liderleri olan çocuğun motorunu devirip, üzerine yürüdüm. Yanındakilere de yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu söyledim."

"Bu ne zaman olmuştu?"

"Yaklaşık üç dakika önce.."




Temel, dere kenarında oturuyormuş. Cipiyle geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını sormuş.

Temel, "Derin değil geçebilirsin," deyince adam Temel'e güvenerek suya girmiş ama cip bir anda sulara gömülmüş.

Zar zor arabadan çıkan adam Temel'in yakasına yapışmış. "Hani derin değildi ulan!?"

Temel:

"Abi vallahi benim suçum yok, demin bir ördek geçiyordu, su beline geliyordu."



3 arkadaş kestirme olsun diye mezarlıktan geçiyorlarmış. Birden tak tak tak diye sesler duymaya başlamışlar. Sesleri hayalet sanan arkadaşlar korka korka da olsa ilerlemişler.

Biraz yürüdükten sonra ileride elindeki çekiçle bir mezar taşına vuran yaşlı bir adam görmüşler.

İçlerinden biri:

- Amca ne yapıyorsun? Korkuttun bizleri.

Adam:

-Adımı yanlış yazmış salaklar, onu düzeltiyorum.



Yaşları ilerlemiş iki mahalle arkadaşından Asım, kankardeşi Kemal'i ziyarete gider. Bir müddet sonra misafire ikram vakti gelir. Kemal eşine seslenir:

- Canım bitanem, bir sorar mısın, Asım kahvesini orta içerdi galiba?

Sonra yeniden seslenir:

- Hayatım, ben de bir su rica edebilir miyim ?

Ve sonra bir daha:

- Güzelim, bir bez getirebilir misin, kahvemi döktüm?

Asım şaşkın:

- Kemal valla hayran kaldım üstadım. Bu ne incelik bu ne sevgi, ağzından "hayatım", "canım" "cicim" eksik olmuyor.

- Asım'cığım, ah sorma, hanımın ismini bir hatırlayabilsem!



Kamyon şoförünün 'Dikkat alçak köprü!' yazısını görmesiyle köprünün altına sıkışması bir olmuş. İkaz levhasının daha önceye konması gerektiğini düşünen sinirli şoförün yanına gelen polis, "Sıkıştın demek," deyince, adam dayanamamış:

"Hayır Memur bey! Köprüyü taşıyordum, mazotum bitti!"



Sandal kiralama servisinde sorumlu müdür, gölün kenarına kadar gelerek megafonu ile gölün gölün ortasındaki sandala doğru bağırmaya başlamış:

"99 numaralı sandal. Zamanınız doldu. İskeleye dönünüz!"

Aradan dakikalar geçtiği halde sandal geri dönmeyince anonsunu tekrarlamış:

"99 numaralı sandal. Hemen geri dönün yoksa saat farkı ödemek zorunda kalacaksınız!"

"Anormal bir şey var patron..!" demiş yardımcısı. "Bizim 75 sandalımız var.. 99 numaralı sandalımız yok ki!"

"Kahretsin!" demiş müdür, megafonu tekrar kaldırmış, "66 numaralı sandal. Paniklemeyin. Kurtarma motoru şimdi geliyor!"



Cafer yoğun bakımdadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:

"İlk işten kovulduğum zaman yanımdaydın.

İflas ettiğim gün yanımda yine sen vardın...

Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm.

Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın."

Karısı takdir edilmenin mutlulu ile gülümser.

Cafer devam eder:

"Şimdi yoğun bakımdayım yine başucumdasın. Yahu ne uğursuz kadınsın!"



Adamın biri Tanrıyla konuşma şansına erişmiş.

Sormuş:

"Tanrım bir yüzyıl senin için bir dakika gibidir değil mi?"

"Evet," demiş Tanrı "Öyledir."

"Öyleyse 1 milyon dolar da senin için bir cent gibidir değil mi?"

"Evet"

"Madem öyle," demiş adam, "Bana bir centcik verebilir misin?

Tanrı cevaplamış:

"Tamam, bir dakika bekle"


Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:

"İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?"

Papaz cevap verir:

"Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm Tanrıya dönük olur."

Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.

Bu Tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da Tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:

"Bi saniye! Bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım."


Mahallenin afacan kardeşleri herkesi hayatından bezdirmiş. Kırılan camların, lastiği indirilen arabaların, çıkan gürültünün haddi hesabı yokmuş. Mahalleli sürekli anne ve babaya şikayet ediyorlarmış. Anne ve baba bir gün durumu mahallenin papazına anlatmışlar, papaz çocukları görmek istemiş.

Papaz önce büyük olan kardeşi yanına çağırmış, "Söyle bakalım Tanrı nerde?"

Çocuk cevap vermemiş.

Papaz tekrar sormuş, "Evladım söylesene Tanrı nerde?"

Çocuk susmaya devam etmiş.

Papaz artık sinirlenmeye başlamış, "Neden söylemiyorsun çocuğum?!"

Çocuk artık bu baskıya dayanamayıp küçük kardeşini de kolundan tuttuğu gibi koşarak kiliseden çıkmış ve eve doğru koşmaya başlamışlar.

Küçük oğlan yolda sormuş: "Neden kaçıyoruz?"

Büyük cevap vermiş: "İşte şimdi hapi yuttuk, Tanrı kaybolmuş bizden biliyorlar!!!"

 www.edebibilgiler.com         www.amasrarehberi.com

BİLİM VE TEKNOLOJİ HABERLERİ


biyoloji, biyolojidersi, biyolojiüniteleri, biyoloji

Biyolojisitesi.net / © 2009