Biyolojisitesi.net, Genden Proteine, Nükleik Asitlerin Keşfi ve Önemi, DNA'nın Kalıtım Faktörü Olduğunu Destekleyen Kanıtlar, Oswald T. Avery ve Arkadaşlarının Deneyi
Biyolojisitesi.net, Genden Proteine, Nükleik Asitler
Biyolojisitesi.net, Genden Proteine, Nükleik Asitlerin Keşfi ve Önemi, DNA'nın Kalıtım Faktörü Olduğunu Destekleyen Kanıtlar
Biyolojisitesi.net, Genden Proteine, Nükleik Asitlerin Keşfi ve Önemi, DNA'nın Kalıtım Faktörü Olduğunu Destekleyen Kanıtlar, Oswald T. Avery ve Arkadaşlarının Deneyi
Biyolojisitesi.net, Genden Proteine, Nükleik Asitler
Biyolojisitesi.net, Genden Proteine, Nükleik Asitler

NÜKLEİK ASİTLER

İlk kez 1868’de İsviçreli bilim adamı Friedrich Miescher tarafından bulunmuştur.

İlk kez çekirdekte bulundukları ve asit özelliği gösterdiklerinden, bu dev moleküllere nükleik asitler (çekirdek asitleri) denilmiştir.

Hücre tarafından sentezlenen en büyük organik moleküllerdir.

Protein, karbonhidrat ve yağ gibi diğer organik moleküllerden farkı

kalıtımla ilgili olmalarıdır.

Nükleik Asitlerin Yapısı

Yapılarında C,H,O,N ve P bulunur.

Nükleik asitlerin yapı taşlarına nükleotit denir.

Bir nükleotit üç farklı molekülden oluşur. Bu moleküller;

beş karbonlu şeker (pentoz), azotlu organik baz ve fosforik asittir.

Nükleotitler yapılarındaki şekere göre ikiye ayrılır. Yapılarında deoksiriboz şekeri bulunanlara deoksiribonükleotit, riboz şekeri bulunanlara da ribonükleotit denir.

Riboz şekerinde deoksiriboz şekerine göre bir oksijen atomu fazladır.

Deoksiribonükleotitler birleşerek DNA (deoksiribonükleik asit)’yı, ribonükleotitler RNA (ribonükleik asit)’yı oluşturur.